Davacı, müteselsil borçlu sıfatıyla tarafı bulunduğu borç ilişkisinde, hukuki ve fiilî zorunluluk altında kalarak borcun tamamını ödemek durumunda bırakılmış olup, yaptığı bu ödeme kendi sorumluluk payını açıkça aşmaktadır. Her ne kadar müteselsil borçluluk, alacaklıya borcun tamamını dilediği borçludan talep etme imkânı tanımakta ise de, bu durum borcun nihai yükünün tek bir borçlu üzerinde bırakılmasını gerektirmemekte; aksine, borçlular arasındaki iç ilişkide hakkaniyet ve denge ilkeleri uyarınca herkesin kendi payı oranında sorumlu tutulmasını zorunlu kılmaktadır. Somut olayda davacı, icra tehdidi ve cebrî icra baskısı altında, borcun kendisine düşen kısmını aşan bedeli ödemiş; bu suretle davalı, herhangi bir ödeme yapmaksızın borçtan kurtulmuştur. Davalının bu şekilde borçtan kurtulması, hukuk düzeni tarafından korunması mümkün olmayan bir sebepsiz zenginleşme sonucunu doğurmuştur. Zira davacının yaptığı fazla ödeme, borç ilişkisinin iç dengelerini bozmakta ve davalı lehine haksız bir menfaat sağlamaktadır. Davacı tarafından gerçekleştirilen ödemenin, borcun tamamına ilişkin olması, bu ödemenin iç ilişkide paylaşım ve rücu hükümlerinin işletilmesine engel teşkil etmemektedir. Aksine, müteselsil borçlular arasında borcun paylaşımı ve fazla ödeme yapan borçlunun korunması, Borçlar Hukuku’nun temel ilkelerindendir. Ne var ki davalı, davacının yaptığı fazla ödemeye rağmen kendi payına düşen yükümlülüğü yerine getirmemiş, bu duruma ilişkin herhangi bir telafi yoluna da gitmemiştir. Bu hâliyle davacının kendi payını aşan ödemesinin davalı üzerinde bırakılması, dürüstlük kuralına ve hakkaniyet ilkesine açıkça aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, davacının müteselsil borçlu sıfatıyla yaptığı ve kendi sorumluluk payını aşan fazla ödemenin davalıdan tahsili zorunluluğu doğmuştur.
Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi Örneği
… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;
DAVACI :
ADRES :
VEKİLİ :
ADRES :
DAVALI :
ADRESİ :
KONU : Müteselsil borçlu sıfatıyla yapılan fazla ödemenin diğer borçludan tahsili istemimizi içerir dilekçemizdir.
DAVA DEĞERİ :
AÇIKLAMALAR :
1-) Müvekkilimiz ve dosyamız davalısı (diğer dosya borçlusu) aleyhine ……… İcra Müdürlüğü’nün ……/…… esas sayılı dosya ile bono sebebiyle icra takibi başlatılmıştır. Toplam dosya borcu…….- TL olup müvekkilimiz dosyamız davalısı (borçlu) ile bonoyu kefil hanesini de boş bırakarak birlikte imzalamıştır.
2-) Müvekkilimiz icra dosya borcunun tamamı olan ……..-TL’yi …/…/… tarihinde dosya alacaklısına ödemiş bulunmaktadır. Ancak yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde belirtilen “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” Hüküm de dikkate alınarak müvekkilimizin davalı ile müteselsil borçlu olmasından ötürü asıl borç olan ………-TL’nin 1/2’sinden sorumlu olması gerekmektedir.
3-) Müvekkilimizin davalı ile birlikte imzaladıkları bonoya dayalı olarak bono alacaklısına yaptığı fazladan ……-TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili için işbu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : 6098 S. K. m.167; 6100 S. K. m. 2, 6
HUKUKİ DELİLLER :
1-) ……… İcra Müdürlüğü’nün ……/…… esas sayılı dosyası
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, bono alacaklısına müvekkilimiz tarafından yapılan …….-TL ödemenin müteselsil borçludan temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …
Davacı Vekili
Av.
